Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

| Ajap.Net | Agajan.8m.com | Turkmenler.Com | Turkmenistan.Ru | Klubtalyplar |


Bas Sahypa

Redaktordan

Taryh sahypamyz

Medeniıet

Bilim we Nesil

Dil Edebiıat

Masgala we Durmus

Sungat

Ykdysadyıet

Tehnologiıa

Myhmanamyz

 

Döwran Meredow

    Meniñ size bir teklibim bar! Indi biz hem köp zatlary pikir etmeli, öñki köne pikirlerden saplanyp, täze we dörediji pikirler orta goýmaly! Gepiñ tümmek ýeri, biziñ tebigi gazymyz bar, biziñ nebitimiz bar diýip ýatman täzeçe pikirler bilen meşgul bolalyñ. Ýagny däp dessurlarymyz bilen biz, biz bolup geljege garap täzeçe pikirler döredeliñ! Dünýäde türkmen halkynyñ ýakasyny açyp gaýşaryp gezmesini isleýäan bolsak, düýä bazarynda ýakasyny açyp gaýşaryp ýören, özüni dünýä halklarynyñ öñünde subut eden 20-25 sany firmalar döredeliñ! Bu elbetde badabat boljak zat däl, ýöne şuny hem unutmalyñ, häzirki dünýä ekenimiki tertibinde iñ esasy üns berilýän zat güýçli pikiri bolan adamlardyr! Biz hem pikirli we akylly bolalyñ, geljekde diñe bir gaz nebit satyp baý boljak bolup ýatmalyñ, has köp akyl we pikir satalyñ! fabrikler gurup kän howamyzy kirletmäliñ, arassa iş, diñe güýçli pikirler döredip pikir satalyñ! Halkymyz dynç almagy üçin kosmosda oteller guralyñ we bu hili täsinlikleri arzuw edeliñ! Bu babatda meniñä öz pikirlerim bar, pikirlerim bolsa dünýäde ýakasyny açyp gaýşaryp ýören we türkmenleri gaýşardyp bilaýjek metbugat firmasyny gurmagy arzuw edýärin! Täsin pikirleriñ arzuwyny edip bilmegiñiz üçin, beýniñiziñ täsinlik bölümini herekete geçirmek niýeti bilen aşakdakylary siz üçin ýygnadym, okañ we siz hem arzuw ediñ! Çünki güýçli pikirler arzuw etmek bilen başlaýandyr, arzuwlarymyza göräde pikirlerimiz bolar...


 

 

20. yüzyılda gittikçe artan bir hızla ilerleyen bilim, gelecek için umut veriyor bize. Kısa zamanda yaşanan büyük gelişmeler gelecekte yaşanacakların müjdecisi sanki. Sahip olduğumuz bilgi birikimi, gelecek için yaptığımız planlar bize ileride bilim ve teknolojinin nasıl olabileceği konusunda ipuçları veriyor.

 

 

 

 

Evren sözcüğünün çağrıştırdığı görüntü, uçsuz bucaksız büyüklükte bir boşluk. Oysa kuramsal fizikçiler için bunun tam tersi söz konusu. Yapmaya çalıştıkları, bu koskoca boşluğu, en ufak noktalarındaki olaylarla açıklayabilmek. Sicim kuramını, bunu bizim farkında olamayacağımız kadar küçük ölçeklerde bükülü ek boyutlar ve bunlara sarılmış sicimler ya da zarlarla açıkladıklarını düşünüyorlar. Bu mini evrenlerin toplamıysa, şimdiye değin betimlenen evren tablosundan oldukça farklı resimler oluşturuyor.

 

 

 

 

Bir gökadanın ıssız bir sokağında yaşadığımızı biliyoruz. Samanyolunun büyük bir gökada olduğunun da farkındayız. Ancak gelişen kuramsal bilgilerimiz, duyarlılığı giderek artan gözlem araçlarımız, gökyüzünde soluk bir kanadını görebildiğimiz gökadamızın, dev boyutlu karanlık bir halenin çevrelediği, kardeşlerini yiyerek büyüyen bir dev olduğunu ortaya koyuyor.

 

 

21. yüzyıl fiziğinde ilginç gelişmeler olacağını tahmin edebiliriz. Tıpkı olumsuz sonuç veren ünlü Michelson-Morley deneyinin, Einstein tarafından özel görelilik teorisinin inşası için gerekçe gösterilmesi gibi devrimsel fikirler üstüne kurulacak yepyeni teoriler bizleri bekliyor olabilir.

 

 

 

Türkiye jeotermal enerji kaynakları açısından oldukça zengin bir ülkedir. Bu özelliği dikkate alınırsa, bazı şehirlerin jeotermal enerji kaynağından yararlanılarak ısıtılabileceği düşünülebilir.

 

 

 

Bilişsel süreçlerin beyindeki hangi yapıların etkinlikleriyle örtüştüğü, yüzyılımızın en ilginç araştırma konularından biri. Bu çalışmalarla ortaya çıkacak bilgiler, hem kendimize, hem de topluma bakışımızı değiştirebilir.

 

 

 

Depremleri önlemek ya da yaşadığımız toprakları terk etmek olanaksız olduğuna göre, depremlerle birlikte yaşamayı bir doğal davranış, bir yaşam biçimi haline getirmek zorundayız.

 

 

 

Maddeyi hepimiz az çok tanıyoruz, zihnimizde canlandırıyoruz. Ancak, bu maddeye kütlesini kazandıran şeyin ne olduğu çoğumuzun aklına bile gelmemiştir. Oysa, önde gelen fizik kuramcılarını on yıllardır meşgul eden soru bu. Dev parçacık hızlandırıcıları şimdi harıl harıl, tüm maddeye kütle kazandıran bu Higgs parçacığını arıyor. Fizikçiler parçacığın, yeni yüzyılın hemen başlarında ortaya çıkacağını umuyorlar.

 

 

 

Radyo ve televizyon vericileri, radarlar, telsizler, mikrodalga fırınlar, tıbbi aygıtlar, bilgisayarlar ve son olarak da cep telefonları... Tümünün yaydığı elektromanyetik alanlar var. Araştırmacılar bu alanların sağlık sorunlarına yol açtığından kuşkulanıyor.

 

 

Görüntü, hareketli görüntü ve sesin sayısal olarak kaydedilip saklanması ve geri alınması çoktan kanıksandı. Bu süreçte atlanagelen metinler, bir iki yıl içinde, en büyük iletişim devrimiyle sayısallaşabilir.

 

 

Yeme bozuklukları bir tür hastalık. Bu hastalığa yakalananlar kendi beden algılarında yanılsamalar yaşıyorlar. Beden algısındaki bu çarpıklık yemekle kurulan ilişkiyi de etkiliyor. Hastalar kendi hayatlarında tek kontrol edebildikleri şeyin yemek olduğunu düşünüyor.

 

 

 

 

Denizlerin derinlikleri insanoğlu için yüzyıllarca gizemli ve ulaşılmaz yerler olarak kaldı. Bu yerlerin keşfedilebilmesi için teknolojinin belli bir düzeye gelmesi gerekiyordu. Günümüzde bilim adamları, gelişmiş sualtı araçları yardımıyla denizlerin derinlikleriyle ilgili önemli bulgular elde edebiliyorlar.

 

 

 

 

Ormanlarımız azalıyor mu, artıyor mu? Soru bu denli yalın. Yanıtı için istatistiklere bakar, ormanlarımızın nitelik ve niceliğine göre süreç içinde nasıl değiştiğini anlayabilirsiniz. Ancak bu konuyu sorgulamanın başkaca yolları da var.

 

 

 

 

Kırk yıllık uzay araştırmaları tarihinde, çok önemli ilerlemeler kaydedildi: Değişik amaçlı binlerce uydu Dünya'nın yörüngesine yerleştirildi. Güneş sisteminin keşfine yönelik yüzlerce uzay aracı gönderildi. Dört binden fazla roket uzaya gönderildi. Ne var ki bu çalışmalar sırasında uzayın kirlenmesinin de önüne geçilemedi. Eğer kirlenme bu hızla sürerse 21. yüzyılın ikinci yarısında uzay araştırmaları tehlikeye girecek.

 

 

 

Dünya'daki yaşamın kaynağı olan Güneş, ona karşı yeterli koruması olmayanlara pek de misafirperver davranmıyor. Çünkü Güneş, herhangi bir canlıyı kısa sürede öldürebilecek dozda ışıma yapıyor. Neyse ki bizi güneş rüzgârıyla gelen parçacıklardan koruyan doğal bir kalkanımız vardir...

 

 

Türkiye zor bir kararın eşiğinde. Nükleer enerji seçeneğini benimseyecek mi, benimsemeyecek mi? Bu konuda süregelen tartışmalar, dile getirilen kuşkular, kararı güçleştiriyor. Verilmesi güç ayrı bir karar da, hangi teknolojinin seçileceği.

 

 

Yıldızların merkezinde gerçekleşen süreci yeryüzüne indirmek için çeşitli yollar deneniyor. Sağlanan ilerlemeler, düşün gerçekleşmesinin sanıldığı kadar uzak olmadığını gösteriyor.

 

 

 

Başıboş, aç sokak köpekleri, sağlıksız kentleşmenin ürettiği bir sorun. Şehirleri sahiplenen insanlar, bu davetsiz misafirler için çeşitli "çözümler" öneriyorlar. Bunlar çoğu kez ekoloji etiğine uygun düşmeyen yöntemler.

 

 

 

Bitkiler, hayvanlar, taşlar, fosillerle ilgileniyor musunuz? Türleri tanımlayıp birbirlerinden ayırt edebiliyor musunuz? Canlı ve cansız tüm

varlıklarla nasıl bir etkileşim içindesiniz? Doğadaki değişiklikleri kolayca fark edebiliyor musunuz? En azından bu sorular ilginizi çekti mi?

 

 

 

 

 

Güneş sistemi dışında keşfedilen gezegenlerin sayısı yirmi dokuzu buldu. Yeni keşifler de yolda. Ancak, dolaylı gözlemler, keşfedilen gezegenlerin, Dünyamızdan çok farklı olduklarını ortaya koydu.

 

 

 

 

 

 

Yeni bir keşif heyecanı bu. Mars yeni bilinmeyen topraklar olarak görülüyor artık. Bu aşamada artık Mars'a insan gönderilmesi düşünülüyor. Peki bu işi yapan robotlar varken neden insan gönderilsin? 165 milyon dolar harcanan Mars Polar Lander araçlarının yitirilmesi gibi kazalar, NASA'yı insanlı uçuşlara yöneltti.

 

 

 

 

Yaşam kitabımız bellek, duyulardan gelen bilgilerin işlenerek depolandığı yer. bu bilgilerin nasıl işlendiği, nasıl depolandığı ve gerektiğinde nasıl kullanıldığı, yüzyılımızın en ilginç araştırma konularından biri.

 

 

 

Cep telefonu kullanıcı sayısı kişisel bilgisayar kullanıcı sayısını geçti. Halk ve medya daha çok cep telefonlarıyla ilgileniyor. WAP ve Bluetooth gibi teknolojilerden bahsediliyor. borsalarda mobil iletişim firmalarının yıldızı parlıyor. Bilişim sekörünün kraliçesi İnternet, cep telefonlarıyla dans etmeye başladı.

 

 

 

 

Mağaralardaki resimlerden, kumaş üzerine yapılan yağlı boya tablolara, fotoğraftan elektron mikroskobuna, Hubble teleskobundan elde edilen görüntülere kadar her yanımız görüntülerle çevrelenmiştir. Bu belki de bir görüntünün, herhangi bir şey üzerine söylenmiş pek çok sözcükten çok daha fazla şey ifade etmesindendir.

 

 

 

 

 

Baş ağrısı üzerinde çalışan araştırmacıların en çok başını ağrıtan soru şudur: Ağrı nereden kaynaklanır? Genellikle yanıtı açık gibi görünüyor; ama bu, devrimci bir buluş kadar önemli.

 

 

 

 

Hemen her hafta bir hastalık ya da kişisel bir özellikle ilgili yeni bir genin bulunmuş olduğu haberini alıyoruz. İnsanlarda bulunan genetik malzemelerin haritasını çıkaracak olan İnsan Genom Projesi de tamamlanmak üzere. Bu bilgiler belki de toplumların "hastalık" ve "sağlık" olgularına bakışını değiştireceğe benziyor.

 

 

 

1997 yılında Dolly adlı kopya kuzunun dünyaya gelmesinden bu yana klonlama dünyasında birçok ilerleme gerçekleşti. bilim adamları koyunun yanı sıra fare, inek, keçi ve maymun da klonladılar. Klonlama teknolojisinde patent hakları, klonlama ve genetik çeşitlilik, insan klonlama gibi konularda tartışmalar sürerken, bilim adamları klonlama teknolojisiyle, doku ve organ nakillerinde kullanılacak dokularla organlar üretmeye çalışıyorlar.

 

 

 

 

Gürültülü uçaklara veda etmemiz kısa sürede mümkün olmayacak. ama yine de elektrikli taşıtlar için çok fazla beklememiz de gerekmeyecek gibi görünüyor. Özellikle yakıt hücrelerinden elde edilen elektrikle çalışacak taşıtların gelecekte yaygınlaşacağını söylemek kehanet değildir artık.

 

 

 

 

Farklı coğrafik koşullarda robotların hareket edebilmelerini sağlamak kolay olmuyor. Bilim adamları, bugüne kadar geliştirilmiş robotların yetersizliklerini giderebilmek için, robot tasarımında artık canlıları örnek almaya başladılar.

 

 

 

Yelkenlilerle gezme keyifli. Özellikle de bunun bir zorunluluk değil, spor ya da eğlence aracı haline gelmesi insan oğlunun daha da ilgisini çekmektedir.

 

Tıpkı biz insanlardaki gibi, bitkiler için de görme, koku alma, tad alma, dokunma ve hatta işitme yaşamsal önem taşıyor.

 

 

 

 

Çok küçük değişimlerin daha büyük değişimlere yol açması kaosun en belirgin özelliğidir. Bazen damlayan bir muslukta ve bazen de insan kalbinin atışında olmak üzere kaos doğada her yerde karşımıza çıkar.

 

 

 

Bilim adamlarına göre dünyamız aslında soğuma eğiliminde olmalı. Ne var ki son yüzelli yıllık kayıtlar birşeylerin sanki ters gittiğini ortaya koyuyor.Çünkü dünyamız giderek ısınıyor. Bu ısınmanın başlıca sorumluları da su buharı, karbondioksit ve metan gibi sera gazları. Su buharı dışındakilerin atmosferdeki oranını her geçen gün artıransa insanların fosil yakıt tüketimi.

 

 

 

Cinsiyet çatışmaları, kardeş rekabeti, aile çatışmaları vb. Bunlar yalnızca hayvanlar dünyasına özgü müdür? Son yıllarda bazı araştırmacılar, bitkilerde de benzer kavgaların olabileceğini düşünüyorlar.

 

 

 

Bellek, geçmişimizle bugünümüzü birleştirerek kişiliğimizi yaratır. Beyinde, eskiden sanıldığı gibi belli bir bellek merkezi yoktur. Unutuş, beynin gereksiz ayrıntıları atarak yeni anılara yer açmasını sağlayan doğal bir savunma mekanizmasıdır. Unutmada pek çok öğe rol oynayabilir. Anılarımızıysa beynimizde her saniye gerçekleşen çok duyarlı elektrokimyasal süreçlere borçluyuz.

 

 

 

 

Saydam film teknolojisi tarih mi oluyor? Soruya yalnızca teknolojik verimlilik açısından bakarsak yanıt net: Evet, film tarih olacak. Sayısal görüntüleme şimdiden lider oldu. Mükemmel göz düşünü neredeyse başarmış olmanın sembolik önemiyle birlikte, saydam film teknoojisi gerilerde kalmıştır.

 

 

 

 

Mizahın stres atma, rahatlatma etkisi mağara devrinde bile biliniyor olsa gerek. Ama yakın zamanlara kadar mizah, bilim insanlarının ilgisini çeken bir araştırma konusu değildi. Artık mizah ta çok ciddi(!) bir araştırma konusu sayılıyor ve çok sayıda araştırmacı bu konuda çalışıyor.

 

 

 

Bronz çağının başlangıcında Akdeniz kıyılarında görülmeye başlayan yelkenli gemiler 18. yüzyıla kadar varlığını sürdürdü denizlerde. Yelkenli gemiler, yeni yeni yerler bulmak isteyen cesur kişileri dünyanın bilinmeyen yerlerine taşıdılar.

 

 

 

 

 

Hastalıklar daha mı kolay tedavi edilecek? Tanı koymak kolaylaşacak mı? Hastalıkların ortaya çıkması önlenebilecek mi? Kendi gen haritamızı tüm ayrıntılarıyla öğrenebilecek miyiz? Gen haritamızı öğrenmek ne işimize yarayacak?

 

 

 

İnsan, "genli yaşam" serüveni içine girmiştir. Tarihi boyunca ağır bedeller ödemiş te olsa, insan hala geleceğe umutla bakabilecek gözlerini yitirmedi.

 

 

 

 

 

Biyolojik moleküllerin gözlemlenen biçim ve karakterleri, elmasımsı kristal yapılarının, fullerinlerin (C60 kristali) ve nanoteknolojik makinelerin yapımında kullanılacaktır. Fakat sabırlı olmalıyız. Doğa Ana'nın 3-4 milyar yıllık bir evrimle çözebildiği problemleri, 20-30 yıl gibi kısa bir sürede çözmeyi düşünemeyiz elbette.

 

 

 

 

 

Çöl, suyun kaynağı olamaz mı? Çöl, bize "ben suyun kaynağıyım" diye haykırıyor da biz bunu algılayamıyorsak? İlk ve en mantıklı cevap "elbette hayır" olacaktır. Ancak bir dizi doğa olayı, çöllerden kalkan tozlarla Doğu Anadolu'da su rejimini kontrol eden kar depolanması arasındaki ilginç ve o derece de önemli bağı sağlıyor.

 

 

 

 

 

 

 

Osmanlı bürokrasisinin defter tutma geleneği sayesinde, dünyada çok az sayıda ülkede yapılabilecek bir nicel çalışmayı gerçekleştirmek ve tüketici fiyatlarının tarihini 500 yıllık zaman dilimi içinde incelemek mümkündür.

 

 

 

 

 

 

20. yüzyıl tüm insanlık tarihinin birdenbire değiştiği bir yüzyıl oldu. Yüzyıllar boyunca küçük sıçramalarla yoluna devam ederken ne olmuştu da 20. yüzyılda dev bir adım atmıştı? Bilim ve teknikle birlikte insanlığı da değiştiren bu atılımın nedeni neydi?

 

 

 

 

 

 

 

Şişmanlık: Dünya nüfusunun altıda biri onun pençesinde. Batı'da bu oranlar daha da kaygı verici düzeyde. Araştırmalar şişmanlama eğilimini çağdaş yaşamın getirdiği, hatalı beslenme ve hareketsiz yaşam faktörlerine bağlıyorlar. Ancak şişmalığın genetik bir sorun olduğu yolunda bulgular da çoğalıyor.

 

 

Son yıllarda insanlarda tek gene bağlı birçok şişmanlık şekli bulundu. Besin alımını kontrol eden moleküllerin bulunması şişmanlık tedavisinde yeni umutlar yarattı.

 

 

 

 

Şişmanlık bugün dünya çapında bir sağlık sorunu, çünkü yüksek tansiyon, kalp hastalığı ve şeker hastalığı riskini artırıyor. Şişmanlığın gen ve molekül düzeyinde araştırılması artık bir zorunluluk.

 

 

 

 

Doğu'ya giden yollar yüzyıllarca ticaretle, kültürle, bilgiyle birbirine bağlamıştı Doğu ve Batı dünyasını. Bu yollardan en önemlisi İpek Yolu'ydu.

 

 

 

Kuantum kuramına itiraz olarak öne sürülen bir düşünce deneyi uzun bir serüvenden sonra bu kuramın en güçlü kanıtlarında biri haline geldi.

 

 

Çıplak gözle gördüğümüz dünyayı açıklamak için klasik fiziğin yeterli olduğu yanılgısını sürdürüyoruz. Oysa temelde madde kuantum mekaniksel yasalara göre işliyor, ve biz de aynı maddeden yapılmışız. Alıştığımız hemen her olay, hatta düşünce tarzının altında doğanın kuantum alan kuramıyla ifade edilen özellikleri yatıyor.

 

 

 

İnternet'e bağlanmak, daha düne kadar yalnızca bir telefon hattına bağlı kişisel ya da dizüstü bilgisayarlarla olanaklıydı. Oysa WAP telefonlarıyla her an ve her yerden, kısıtlı da olsa, "İnternet'e girmek" mümkün. Günümüzde firmalar kablosuz İnternet'i yaygınlaştırmak amacıyla, İnternet'in sunduğu kaynaklara erişimi sağlayabilecek büyük miktarlarda veriyi aktarabilen ağlar ve gelişmiş el aygıtları üzerinde çalışıyorlar.

 

 

 

Arı ürünleri arasında besin maddelerince en zengini olan arı sütü, 5-15 günlük yaştaki işçi arıların salgı bezlerinden salgılanan ve ana arıyla genç larvaların beslenmesinde kullandıkları bir gıda maddesidir.

 

    Bu hili temalar barada has köp maglumat isleýänler bar bolsa meredov@usa.net adresi bilen habarlaşyp biler, adresim her wagt açyk...


  İokaryk Bök


Tankyt we teklipleriòiz üçin